İktisat Öğrencilerine Tatil için Okuma Önerileri

Tatil için okuması kolay ve eğlenceli iktisat kitapları arıyorsanız, aşağıdaki kitapları okumanızı tavsiye ederim. İlk kitap olarak Robert Frank’ın Doğal İktisat‘ını seçebilirsiniz. Bu kitap, her gün karşılaştığımız olguları en temel iktisat kavramlarını kullanarak açıklamaya çalışıyor. Aslına bakarsanız kitap, Robert Frank’ın öğrencilerinin ödevlerinden oluşuyor. Buzdolaplarının buzluk kısmında genellikle neden ışık olmadığını hiç merak etmiş miydiniz? Peki bu durumu iktisadi kavramları kullanarak açıklayabilir misiniz? Doğal İktisat‘ta bu ve bunun gibi ilginç sorulara iktisadi mantığı kullanarak nasıl cevap verebileceğinizi öğreneceksiniz.

dogal_iktisatDoğal İktisat (Neden İktisat Neredeyse Herş eyi Açıklar)
Robert H. Frank
Efil Yayınevi Yayınları / Ekonomi Dizisi

İkinci sıraya Tim Harford’un kitaplarından birini koyabilirsiniz. Benim tavsiyem Görünmeyen Ekonomist. Bu kitap, iktisat gözlüklerini takınca dünyanın nasıl daha ilginç ve daha anlaşılır bir yer olduğunu anlatmaya çalışıyor. Havaalanlarında yiyecekler neden pahalı? Peki sinemalarda patlamış mısır neden pahalı? Ricardo’nun rant teorisini gündelik hayatta nasıl kullanabiliriz? Şirketler nasıl oluyor da aynı ürünü bize farklı fiyatlardan satıyorlar? Uçakta sizinle tıpa tıp aynı koltukta oturan adam bu koltuğa neden sizin iki katınız kadar para ödemiş olabilir?… Tim Harford, bunlar gibi soruları cevaplamanıza yardım edecek. Harford’un bazı görüşlerini beğenmeyebilir, çok ideolojik bulabilirsiniz ama bu kitabı okumanıza engel olmasın. Hem belki, Harford’u eleştirmek için iktisadı daha iyi öğrenmeye heveslenirsiniz, kim bilir!

harford_gorunmeyen

Görünmeyen Ekonomist
Tim Harford
Pegasus / Yayınevi Genel Dizisi

harford_hayatin

Hayatın Mantığı
Tim Harford
Pegasus / Bestseller Dizisi

Üçüncü kitap olarak, Steven Levitt ve Stephen Dubner’ın Görünmeyen Ekonomi başlıklı kitabını seçebilirsiniz. Bu kitapta çok ilginç sorularla karşılaşacaksınız. Uyuşturucu satıcıları neden anneleriyle yaşar? Sumo güreşçileriyle öğretmenler arasındaki benzerlik nedir? Kürtajın serbest kalması suç oranlarını azaltır mı? Steven Levitt ve Stephen Dubner bu soruları iktisatçıların alet kutusunu kullanarak cevaplamaya çalışıyor. Kürtaj – Suç ilişkisi gibi tartışmalı konuları iktisadi mantık ve istatistiki yöntemlerle cevaplamaya çalışıyorlar. Kahve sohbetlerinde ilginç ve tartışmalı konular açmayı seviyorsanız, bu kitabı kaçırmayın.

levitt_gorunmeyen_ekonomi

Görünmeyen Ekonomi – Dünya Gerçekte Nasıl İşliyor?
Steven D. Levitt & Stephen Dubner
Boyner Yayınları / İş Hayatı Dizisi

Son olarak, Dan Ariely’nin kitaplarını önereceğim. Dan Ariely, çok eğlenceli bir adam. Ama sadece bununla kalmıyor. İktisat modellerinde insanların akıl dışı hareketler yapmadığını varsayıyoruz ya, işte Dan Ariely bu varsayımı sorguluyor. İnsanların nasıl, neden ve ne zaman akıl dışı kararlar aldıklarını inceliyor. Böylece, ekonomiyi daha iyi anlamamızı sağlayacak ipuçlarını sunuyor.

Dan Ariely’nin kitaplarını aşağıdaki sırayla okumanızı tavsiye ederim.

Ariely_akildisi

Akıldışı Ama Öngörülebilir: Kararlarımızı Biçimlendiren Gizli Kuvvetler
Dan Ariely
Optimist / İş – Yönetim Dizisi

ariely_akildisinin-mantigi-3672-50467

Akıldışının Mantığı
Dan Ariely
Optimist / İş – Yönetim Dizisi

Ariely_durust-olmamanin-ardindaki-durust-gercek-

Dürüst Olmamanın Ardındaki (Dürüst) Gerçek: Kendimiz Başta Olmak Üzere Nasıl Herkese Yalan Söyleriz?
Dan Ariely
Optimist / İş – Yönetim Dizisi

Tatil için sadece “light” kitaplar önerdim. Ama bu kitapların “light” olmasına bakmayın. Hepsi zihin açıcı kitaplar. Hem iktisadı daha iyi anlamanızı, hem de önümüzdeki dönem daha meraklı (ve ukala) iktisat öğrencileri olmanızı sağlayacaklar. Daha sonra, daha ağır kitaplar okumak ve iktisat bilgisini derinleştirmek isteyenler için de öneriler yaparım. Son olarak ve doğal olarak 🙂 İktisat Nedir?”i de önereyim. İktisat Nedir? de kolay okunacak iktisat kitapları arasında sayılabilir. Bu kitapta, kitabın kahramanı olan öğrenciler, iktisadın ne olduğunu, nasıl bir bilim olduğunu tartışıyorlar. Bunu yaparken, iktisattaki türlü çeşit ilginçliği de gözler önüne seriyorlar. İlyas, Filizsu ve arkadaşlarının iktisat maceralarını okuyunca, iktisat derslerinde öğrendiklerinizi sorgulamaya başlayacaksınız. Sorgulamaya başlayınca da iktisadı biraz daha sevmeye başlayacaksınız. En azından ben böyle olmasını umuyorum… Eğer iktisat dersleriyle gerçek dünya arasındaki ilişkiyi kurmakta zorlanıyorsanız, “iktisat da ne ya!” diyorsanız, İktisat Nedir?‘e bir göz atmanızı öneririm. İyi tatiller.


İktisat Nedir?
İktisat Nedir?
İktisat Üzerine Söyleşiler
İletişim Yayınları
N. Emrah Aydınonat

İkinci el oto alırken dikkat edilecekler, Victoria’s Secret, idam cezası, Buridan’ın eşeği, Fayda Fidayda, diğerkâmlık, büzüşen beyinler, oral seks ve para… Hepsi ve daha fazlası…

N. Emrah Aydınonat (Derleyen), Ü. Barış Urhan (Derleyen)

Birçok kişinin korkulu rüyası haline gelen kredi kartı borçlarıyla nasıl baş edilebilir? Hiç kullanılmayan dakikalara ve mesajlara yüklüce ücretlerin ödeneceği telefon tarifeleri her şeye rağmen neden seçiliyor? “Pazarlık yapma” halinin içinde nasıl bir iktisat yatıyor ve pazarlık yaparken nelere dikkat edilmeli? Hayatın İçindeki İktisat, iktisadi davranışlara farklı bir bakış sunmayı amaçlayan sorulardan yola çıkan makalelerden oluşuyor. Bir yandan modern insanın arızalarının bir kısmını daha yakından tanımayı ve bunların iktisadi sonuçlarını incelemeyi hedeflerken, bir yandan da iktisadın nasıl bir bilim olduğuna dair yerleşik fikirleri değiştirecek çalışmalara dayanıyor.

 

Görsel: https://flic.kr/p/nkyV1x

İktisat Dediğin!

Sevgili Armağan Ekici‘nin Radikal Kitap için yazdığı değerlendirme yazısı:

Türkiye’de onyıllar boyunca “darboğaz”, “kriz”, “kemer sıkma”, “enflasyon” kelimeleriyle yaşadık. Dünya, 2008’den itibaren, altı yıldır bir türlü bitemeyen, ne zaman biteceği de belli olmayan bir “kriz”in içinde. İktisat, sevelim-sevmeyelim, kabullenelim-kabullenmeyelim, hepimizin hayatında giderek daha çok önem kazanıyor; öyle ki, anaakım gazetelerin sayfa sayılarının dağılımına bakarsak, ekonomi, neredeyse futbolla bile yarışıyor artık.

Ekonominin hayatımızdaki önemi artarken, bu dev krizin geleceğini göremeyen, pek çok öngörüsü yanlış çıkan, bugün bile krizin çaresinin ne olduğu konusunda ortak bir cevap veremeyen iktisat bilimi kendini zor bir durumda buldu. Bugün, iktisatçılar, en temel sorular, ilkeler konusunda kıran kırana bir tartışma içindeler. Dünyanın düzeni olarak kabullendiğimiz en temel kavramların bile sorgulanmaya başladığı bir dönemdeyiz: Devletin ve bankaların sınırsız olarak yoktan para yaratabildiği itibari para sistemi iyi bir fikir miydi, yoksa altın standardı daha mı doğruydu? Borçlanmaya dayalı sistemler işliyor mu gerçekten? Sınırsız büyüme, üretim ve tüketim dogmaları gerçekçi mi? Verimlilik artıyor mu, yoksa hep birlikte kimsenin gerçekten ihtiyaç duymadığı mal ve hizmetleri üretmekle mi uğraşıyoruz?

Bu yazıyı yazarken, haftasonu gazetelerinde okuduğum yazılardan biri, krizden çıkmanın yolunun devlet harcamalarını artırmak mı kısmak mı olduğu tartışması üzerineydi; bunca yıllık iktisat bilimi ve maliye yönetimi geleneği varken, böylesi temel bir sorunun cevabı üzerinde mutabakat olmasını bekliyor insan; ama bu konuda bile mutabakat yok. Son aylarda, bir Fransız iktisatçının, Thomas Piketty’nin Capital in the Twenty-First Century (21. Yüzyılda Kapital) adlı kitabı büyük tartışma yarattı, hatta herkesi şaşırtarak Amazon’un en çok satan kitaplar listesinde (roman ve öyküler dâhil) bir numaraya yerleşti; Piketty, dünya düzeninin nasıl hep eşitsizliği artırmak üzerine kurulu olduğunu gösterdikten sonra, bu spiralden çıkış için vergi sisteminin tümden değiştirilmesi gerektiğini söylüyor kitabında. “Her şey iyi olacak”çı, anaakım iktisadını savunan dergiler (The Economist, örneğin) Piketty’yi cevaplamak zorunda hissediyorlar kendilerini; “Söylediği yanlış olmalı” diyor The Economist, “çünkü bu solcu bir görüş”.

İşte iktisat konusunda tartışmalar böylesine sertleşmişken, Emrah Aydınonat’ın büyük bir mizah duygusuyla, tıkır tıkır akıp giden bir ritmle yazılmış kitabı İktisat Nedir?, iktisattan da iktisatçılardan da bıkma eğiliminde olanlara; tüm bu mistifikasyon içinde, toz dumandan neyi ciddiye alacaklarını bilemeyenlere, yukarıda andığım Piketty-The Economist tartışması benzeri tartışmalarda ne konuşulduğunu anlamak isteyenlere yardıma koşuyor. Aydınonat, kitabı bir yandan tam bugünün diliyle, bugünün mizahıyla, bugünün konularıyla konuşan, bir yandan da binlerce yıllık diyalog geleneğine selam veren bir formda, diyaloglar formunda yazmış; bizi her verilen görüşü hemen kabul etmemeye, mevcut tartışmanın çoğulluğundan haberdar olmaya çağırıyor. Kitap, iktisat biliminin anaakım iktisattan, arz-talep eğrilerinden, rasyonel insanlardan ve mükemmel piyasalardan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Okuru iktisadın çağdaş tartışmalarından, bulgularından, çağdaş kapsamından, günümüzde başka araştırma alanlarıyla (felsefeyle, nörobilimle, psikolojiyle, antropolojiyle) girdiği ilişkilerden haberdar ediyor; bilimsel yöntemin, yanlışlanabilirliğin ve tartışmanın, tartışmanın çoğulluğunun önemini görmeye çağırıyor.

Kitap, iktisadın değişik tanımları, bilimler arasındaki yeri, astrolojiden farkı gibi temel konuları ele aldıktan sonra, “para” konusuna dönüyor ve paranın ne olduğu, paranın insan davranışlarını nasıl etkilediği üzerine son araştırmaların bir özetiyle tamamlanıyor.

Belli ki çağdaş iktisadın özellikle bu günlerde kendimizi, davranışlarımızı ve dünyayı anlamamıza yardımcı olmak için söyleyeceği çok şey var, yeter ki biz biraz gözlerimizi açalım. Umarım, Aydınonat, uluslararası ticaret, döviz kurları, büyüme gibi makroiktisat konularına el atacağı ikinci bir cildi de yazar.

Radikal Kitap’taki değerlendirme yazısı burada.

İktisat Nedir?
İktisat Nedir?
İktisat Üzerine Söyleşiler
İletişim Yayınları
N. Emrah Aydınonat

İkinci el oto alırken dikkat edilecekler, Victoria’s Secret, idam cezası, Buridan’ın eşeği, Fayda Fidayda, diğerkâmlık, büzüşen beyinler, oral seks ve para… Hepsi ve daha fazlası…

N. Emrah Aydınonat (Derleyen), Ü. Barış Urhan (Derleyen)

Birçok kişinin korkulu rüyası haline gelen kredi kartı borçlarıyla nasıl baş edilebilir? Hiç kullanılmayan dakikalara ve mesajlara yüklüce ücretlerin ödeneceği telefon tarifeleri her şeye rağmen neden seçiliyor? “Pazarlık yapma” halinin içinde nasıl bir iktisat yatıyor ve pazarlık yaparken nelere dikkat edilmeli? Hayatın İçindeki İktisat, iktisadi davranışlara farklı bir bakış sunmayı amaçlayan sorulardan yola çıkan makalelerden oluşuyor. Bir yandan modern insanın arızalarının bir kısmını daha yakından tanımayı ve bunların iktisadi sonuçlarını incelemeyi hedeflerken, bir yandan da iktisadın nasıl bir bilim olduğuna dair yerleşik fikirleri değiştirecek çalışmalara dayanıyor.

 

Nobel Ödüllü İktisatçılara Güvenebilir miyiz?

Daha önce Nobel ödüllü iktisatçı Thomas Sargent’ın iktisattan öğrendiklerimizle ilgili ne düşündüğünü görmüştük. Peki Nobel ödüllü bir iktisatçının iktisat özetine güvenebilir miyiz?

Bu soruyu saçma bulabilirsiniz. Adam Nobel ödülü almış mı? Almış! Herhalde neden bahsettiğini iyi biliyordur, değil mi? Tabii ki! Peki neden bu adamın iktisattan çıkardığı derslere güvenmeyelim? İşte burası karışık.

İktisatçılar genellikle temel ilkeler konusunda hemfikirdir. Ama makro düzeydeki iktisadi politikalar söz konusu olduğunda her zaman aynı görüşleri savunmazlar. Mesela, Thomas Sargent’in özetinde “müşevvikler (bizi teşvik eden şeyler) önemlidir” diyor. Bu konuda hemen her iktisatçı aynı fikirdedir. Zaten aynı fikirde olmamaları da zor, çünkü “müşevvikler önemlidir” demek “insanları teşvik eden şeyler, insanları teşvik eder” demek! 🙂

Sargent’in özetinde yer alan ikinci bir ilke için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Sargent, “bireyler ve toplumlar ödünleşme ile karşı karşıyadır, yani bir şeyi yapabilmek için diğer bir şeyden vazgeçmeleri gerekir” diyor. İktisatçılar bu konuda da hemfikirdir. Zamanımız ve kaynaklarımız kısıtlı olduğu için bir şeyi yapabilmek için başka bir şeyden vazgeçmemiz gerekir. Mesela, sabah derse gitmek için uykudan vazgeçmek zorundasınız, ama daha fazla uyumak istiyorsanız bunun dersten alabileceğiniz daha yüksek bir nottan vazgeçmek demek olduğunu unutmayın.

Dediğim gibi söz konusu olan temel ilkeler olduğunda iktisatçılar arasında fazla fikir ayrılığı yoktur. Karikatürist ve mizah yazarı Scott Adams durumu özetlerken “iktisatçılar genellikle karmaşık modeller hakkında hata yapar ama kavramlar hakkında söyledikleri doğrudur” diyor.* Kısmen haklı. Belki şöyle söylersek daha doğru olur: İktisatçılar temel nedensel ilişkiler konusunda haklıdır ama karmaşık dünyamızda dikkate almadıkları pek çok başka ilişki de vardır. Bu sebeple, temel ilkelerden gerçek dünya ile ilgili politika önerileri çıkarmak oldukça zordur.

Bu konuda daha fazla okumak isterseniz şuna bakabilirsiniz: “The two images of economics: why the fun disappears when difficult questions are at stake?“, Journal of Economic Methodology, 19 (3): 243-258, 2012

İktisatçıların anlaşamadığı konu temel iktisadi ilkelerden çıkarılacak derslerdir. Mesela, “vergi politikası ne olmalıdır?”, “para politikası etkili bir araç mıdır?”, “finansal krizleri önlemek için neler yapılmalıdır?”, “bir sanayi politikasına ihtiyacımız var mıdır, yoksa görünmez el her şeyi halleder mi?” gibi sorular söz konusu olduğunda fikir ayrılıkları başlar.

Özetle, Nobel ödüllü Sargent’in iktisattan çıkardığı derslere temel ilkeler söz konusu olduğu sürece güvenebiliriz. Ama konu politika önerileri olduğunda Nobel ödüllü de olsalar, iktisatçıların önerilerine şüpheyle yaklaşmamızda fayda olabilir.

Sargent’in iktisattan çıkardığı dersler sosyal medyada paylaşılmaya başladıktan sonra, şüpheci finans profesörü Noah Smith blogunda Sargent’in özetinin iktisadı özetlemediğini ve ideolojik çıkarımlar içerdiğini söyleyen bir yazı yazdı. Noah Smith, Sargent’in 12 maddelik listesindeki 10 maddenin eşitliği destekleyen kamu politikalarına şüpheyle bakmamızı önerdiğini söylüyor. Doğru. Sargent’in iktisat özeti, piyasa ekonomilerinde devletin rolü ile ilgili belirli bir bakış açısını yansıyor ve devlet politikalarına şüpheyle bakmamızı öneriyor.

Ünlü (ve çok sevdiğim) iktisatçı Dani Rodrik de Noah Smith’in yazısını Twitter’da paylaşırken Sargent’in özetinin iktisatla ideolojiyi birbirine karıştırdığını söylüyor:

rodrik

Can sıkıcı değil mi? Nobel ödüllü iktisatçılara bile güvenemeyeceksek, iktisada giriş dersinde öğrendiklerimize nasıl güveneceğiz?

Aslında o kadar da can sıkıcı değil. İktisadın güzel yanlarından biri de bu. İktisat okurken, iktisadın doğası ve açıklama gücü hakkında düşünmeye başlarsanız, hem iktisattan daha çok zevk almaya hem de günlük ekonomi politikası tartışmalarına farklı bir gözle bakmaya başlayabilirsiniz. “İktisat nedir?” sorusuna makul ve mantıklı bir cevap ararken iktisadın güzelliklerini de daha iyi görmeye başlayabilirsiniz.

Bu tartışmalar ve iktisadın gizemli doğası hakkında eğlenceli bir şey okumak isterseniz, “İktisat Nedir?“‘e bir göz atın derim.

İktisat Nedir?
İktisat Nedir?
İktisat Üzerine Söyleşiler
İletişim Yayınları
N. Emrah Aydınonat

İkinci el oto alırken dikkat edilecekler, Victoria’s Secret, idam cezası, Buridan’ın eşeği, Fayda Fidayda, diğerkâmlık, büzüşen beyinler, oral seks ve para… Hepsi ve daha fazlası…

N. Emrah Aydınonat (Derleyen), Ü. Barış Urhan (Derleyen)

Birçok kişinin korkulu rüyası haline gelen kredi kartı borçlarıyla nasıl baş edilebilir? Hiç kullanılmayan dakikalara ve mesajlara yüklüce ücretlerin ödeneceği telefon tarifeleri her şeye rağmen neden seçiliyor? “Pazarlık yapma” halinin içinde nasıl bir iktisat yatıyor ve pazarlık yaparken nelere dikkat edilmeli? Hayatın İçindeki İktisat, iktisadi davranışlara farklı bir bakış sunmayı amaçlayan sorulardan yola çıkan makalelerden oluşuyor. Bir yandan modern insanın arızalarının bir kısmını daha yakından tanımayı ve bunların iktisadi sonuçlarını incelemeyi hedeflerken, bir yandan da iktisadın nasıl bir bilim olduğuna dair yerleşik fikirleri değiştirecek çalışmalara dayanıyor.

 

İktisattan Neler Öğreniyoruz?

Nobel ödüllü iktisatçı Thomas Sargent, California Üniversitesi’nde yaptığı mezuniyet konuşmasında iktisattan neler öğrendiğimizi özetlemiş. İktisadın organize edilmiş sağduyu olduğunu söylüyor ve öğrendiklerimizi şöyle özetliyor.

  1. “Arzu ettiğimiz her şeyi yapamayız.
  2. Bireyler ve toplumlar ödünleşme ile karşı karşıyadır, yani bir şeyi yapabilmek için diğer bir şeyden vazgeçmeleri gerekir.
  3. Diğer insanlar kendi kabiliyet, çaba ve tercihleri hakkında sizden daha fazla bilgiye sahiptir.
  4. Herkes müşevviklere (kendisini teşvik eden şeylere) tepki verir. Yardım etmek istediğiniz insanlar da müşevviklere tepki verir. Sosyal güvenlik ağlarının bazen istenen sonuçları vermemesinin nedenlerinden biri budur.
  5. Eşitlik ve etkinlik arasında da ödünleşme vardır. Birine ulaşmak için diğerinden vazgeçmeniz gerekebilir.
  6. Bir ekonomideki veya bir oyundaki dengede, insanlar seçimlerinden memnundur. Bu sebeple, mevcut durumu (dengeyi) iyi veya kötü yönde değiştirmek güçtür.
  7. Gelecekte de müşevviklere tepki veririz. Vermek istediğimiz bazı sözleri veremememizin nedeni budur. Eğer verdiğimiz sözler (gelecekteki) çıkarımıza ters düşüyorsa, buna kimse inanmaz. Buradan alınacak ders şudur: bir söz vermeden önce, ileride koşullar değişince bu sözü tutmak isteyip istemeyeceğinizi düşünün. İtibar kazanmanın (ve itibarı korumanın) yolu budur.
  8. Hükumetler ve seçmenler de müşevviklere tepki verir. Hükumetlerin borçlarını ödememelerinin veya diğer sözleri tutmamalarının nedeni budur.
  9. Bir neslin maliyetleri gelecek nesillere aktarması mümkündür. Ulusal hükümetlerin borçlanma ile yaptıkları budur.
  10. Bir hükumet  harcama yaptığı zaman, vatandaşlar bunu eninde sonunda öder, bugün veya yarın — ya açık vergiler yoluyla ya da enflasyon gibi örtük vergiler yoluyla.
  11. İnsanların çoğu kamu mallarını ve transfer harcamalarını başkalarının ödemesini ister (özellikle de kendilerine yapılan transferleri).
  12. Piyasa fiyatları, alım-satım yapanların malumatlarını (enformasyonlarını) toplulaştırdığı (ve yansıttığı) için, hisse senedi fiyatlarını, faiz hadlerini ve döviz kurlarını öngörmek zordur.”

Kaynak: Thomas J. Sargent (2007) University of California at Berkeley graduation speech, May 16, 2007.

Not: Bire bir çeviri yapmadım. Kaynağa sadık kalarak özetledim ve anlaşılması için küçük eklemeler yaptım.

Nobel ödüllü Thomas Sargent’in iktisat özetini okudunuz. Şimdi o can alıcı soruyu soralım: Nobel ödüllü iktisatçılara güvenebilir miyiz?


İktisat Nedir?
İktisat Nedir?
İktisat Üzerine Söyleşiler
İletişim Yayınları
N. Emrah Aydınonat

İkinci el oto alırken dikkat edilecekler, Victoria’s Secret, idam cezası, Buridan’ın eşeği, Fayda Fidayda, diğerkâmlık, büzüşen beyinler, oral seks ve para… Hepsi ve daha fazlası…

N. Emrah Aydınonat (Derleyen), Ü. Barış Urhan (Derleyen)

Birçok kişinin korkulu rüyası haline gelen kredi kartı borçlarıyla nasıl baş edilebilir? Hiç kullanılmayan dakikalara ve mesajlara yüklüce ücretlerin ödeneceği telefon tarifeleri her şeye rağmen neden seçiliyor? “Pazarlık yapma” halinin içinde nasıl bir iktisat yatıyor ve pazarlık yaparken nelere dikkat edilmeli? Hayatın İçindeki İktisat, iktisadi davranışlara farklı bir bakış sunmayı amaçlayan sorulardan yola çıkan makalelerden oluşuyor. Bir yandan modern insanın arızalarının bir kısmını daha yakından tanımayı ve bunların iktisadi sonuçlarını incelemeyi hedeflerken, bir yandan da iktisadın nasıl bir bilim olduğuna dair yerleşik fikirleri değiştirecek çalışmalara dayanıyor.

Görsel: https://flic.kr/p/vcYP9

İktisat Öğrencilerinden İktisat Bölümü Rehberi

2008 yılında verdiğim bir derste 2 iktisat öğrencilerinden, üniversiteye hazırlanmakta olan öğrencilere iktisat bölümünü kısaca tanıtmalarını istemiştim. İşte 2 iktisat öğrencilerinin gözüyle iktisat bölümü:

İktisatçılar ve İktisat Bölümü
Yazan: A.Ö. (2 İktisat)

İktisat okumayı düşünen arkadaşlara kısaca iktisatçıların nelerle uğraştığını anlatmaya çalışacağım. İlk olarak meseleye iktisadın ne ile uğraştığını anlatarak başlayıp gündelik hayatta iktisadın hangi konumda olduğunu göstermeye çalışacağım.

İktisadı bir örnekle ifade edeyim. Diyelim ki bir annenin 3,10 ve 20 yaşlarında 3 çocuğu olsun. Bu çocuklar sırasıyla 1’er,2’şer ve 3’er tane olmak üzere elma yemek istiyorlar. Ancak annemizin elinde yalnızca 2 adet elma var. Dolayısıyla ne yapması gerekiyor? Çocuklarının memnuniyetsizliğini en aza indirmek suretiyle aralarında bu iki elmayı paylaştırması gerekiyor. Ancak bunu yaparken nasıl yapmalı yaşları nispetinde mi paylaştıracak elmaları yoksa eşit şekilde mi paylaştıracak? İşte küçük bir aileden verdiğimiz bu örnekteki sıkıntı ülkeler bazında da geçerli olduğu gibi dünyanın da temel problemini oluşturmaktadır.

Aşağıda yazdığım sorular eğer aklınıza takılan sorularsa ve bunlarla günlük hayatınızda karşılaştığınızda içinizde gerçekten bir öğrenme isteği duyuyorsanız belki de iktisat okumalısınız. Bu soruların cevabını araştırarak, iktisat okumadan da öğrenebilirsiniz ancak buradaki amaç, iktisada olan ilginizi ölçmektir.

-Enflasyon ne demektir? Bunun canavarı nasıl olur? Hortlaması çok mu korkunçtur?

-Paramızdan neden 6 tane sıfırı sildik? Bu sıfırlar tekrar nasıl oluşuyor?

-Fakirlik neden var? Madem devletin darphaneleri var ve burada para basabiliyorlar. O zaman niçin bolca para basıp fakirlere dağıtmıyorlar?

-Her yıl sonunda sendikalarla hükümet neden birbirine girer?

-Batı nasıl zengin oldu da Afrika bu kadar fakir kaldı?

-Neden dünyanın süper gücü Amerika da biz değiliz? ABD, Irak’a niçin saldırıyor?

-PKK’nın asıl amacı nedir? Ülkemize verdiği maddi zararı nasıl analiz etmeliyiz?

-Küresel sermaye ne demek? Bunların ülkemizden ayrılması durumunda kriz olur mu?

-Borsa ne işe yarar? Yükselip alçalması çok mu önemlidir?

-Norveç yüz bin işçi istiyor dendiğinde neden sevindik?

-Kişi başına milli gelirimiz arttığı halde haftalığım neden artmıyor?

Eğer iktisat bölümünü seçmeye karar verdiyseniz şimdiden yaşayacağınız dönüşümlere karşı hazırlıklı olun.

Neden İktisat Bölümü?
Yazan: Y.D. (2 İktisat)

Öncelikle ÖSS sınavını atlatmış bir abiniz olarak size şunu söylemek istiyorum. Dershanelerimizdeki rehber hocalarımız bile iktisat bölümünü tam anlamıyla bilmemektedir. Burada bir anımı sizinle paylaşmak istiyorum. Lise yıllarımda meslek seçiminde karar verme sürecinde bir hocama iktisat bölümü mezunlarının ne iş yaptıklarını sormuştum: verdiği yanıt “boş gezer” şeklinde olmuştu. Aradan yıllar geçti ve ben şu an iktisat ikinci sınıftayım.Bazen kendi kendime hayatta verdiğim en doğru kararın iktisat bölümüne gelmek olduğunu söylüyorum.Sakın iktisat deyince aklınıza o televizyonda gördüğünüz sıkıcı ekonomi programları gelmesin ya da dövizin yükselip TL’nin düşmesi.Pazara gidip bir kg muz yerine üç kg portakal aldığınızda içinizdeki şeydir aslında iktisat.Sanayi devriminin neden ilk önce İngiltere’de başladığının cevabıdır o.Kısacası o tarihtir, felsefedir, sosyolojidir.Birinci sınıfa başladığınızda hukuk, sosyoloji ve tarih gibi dersler alırsınız. Bazen kendi kendinize sorabilirsiniz:Ben bir iktisat öğrencisi değil miyim?Hatta bu durum bazen sıkıcı bir hale bile gelebilir.Ama üzülmeyin ikinci sınıfta bu durum farklılaşır.”İktisat tarihi”, “iktisatta modeller ve yöntem” gibi aslında iktisatla çok yakından ilgili ve hatta keyifli dersler alırsınız.Bu “spesifikleşme” üçüncü ve dördüncü sınıfta “kalkınma iktisadı” ve “UİT” gibi derslerle artarak sürer .Peki diyelim ki bu bölümü bitirdik ve çok da keyif aldık. Sonra ne iş yapacağız? İktisat bölümü bu açıdan da size farklı alternatifler sunuyor:Okulda öğrendiğiniz şeylerin üstüne kendiniz de bir şeyler katarak Merkez Bankası, SPK, DPT gibi ülkemizin güzide kurumlarında dolgun bir ücretle işe başlayabilirsiniz.Bunun ötesinde iktisat alanında master ve doktora yaparak saygın bir bilim adamı olabilirsiniz;insanların kaderlerini değiştirebilecek biri olabilirsiniz.Unutmayın başarılı işler yapmış devlet adamlarının arkasında biz fark etmesek bile “ başarılı bir iktisatçı” vardır.Eğer büyük hedefleriniz varsa ve idealistseniz sizleri de iktisat bölümüne bekliyoruz.

Dünyayı anlamak için iktisat
Yazan: Ü.İ.M. (2 İktisat)

Üniversite giriş sınavının hayat memat meselesine dönüştüğü, lisenin son sınıfı, mezun olduysanız ya kazanmalı ya da kazanmalıyım dediğiniz bir dönemde iseniz; büyük bir ihtimalle 2 hedef belirlediniz. Bunlardan ilki hayat boyu olmak istediğiniz mesleği seçebilecek puanı almak, ikincisi ise neresi olursa olsun bir şekilde üniversiteye kapak atmak. Hedefiniz ilki ve bu meslekte iktisat ise sizi sınava hazırlandığınızdan çok daha zor, bir o kadarda keyifli ve güncel, ucu bucağı olmayan bir yol bekliyor. Dünyanın bugün nasıl işlediğini, kimlerin bunda söz sahibi olduğunu, paranın felsefi ve politik yönünü, hatta gelmişini geçmişini öğrenmek istiyorsanız ya da politikacı olmak istiyor ve bunu da ancak ekonomiyi iyi bilerek yaparım diyorsanız iktisatta fazlasıyla aradığınızı bulabilirsiniz. Hedefiniz üniversiteye kapak atmak, aldığınız puana göre en çok iş alanına sahip bölümü tercih etmek ise; ekonominin olmadığı bir sektörün olmaması size iktisat seçmek için geçerli bir sebep olabilir. Tarihe dair öğrendiğiniz önemli ayrıntılar ve yürütülen siyasi politikaların nelere göre belirlendiğini öğrenmeniz de yanınıza kar kalır.

İktisat Bölümünde okumak demek
Yazan: B.A. (2 İktisat)

İktisat Bölümü’nde okumak demek; içinde yaşadığımız dünyayı anlamlandırmak adına büyük bir adım atmak demektir. Hele de bu yolculuğa Mülkiye’de başlama şerefine erişmişseniz, ilk yıldan itibaren alacağınız dersler, bu yolculukta size önemli farklılıklar sağlayacaktır. Dört yıl boyunca alacağınız eğitimle birlikte, iktisadın görünen tek boyutluluğunun ötesine geçecek ve insanla birlikte doğan iktisadın, insan yaşamının her alanına nasıl nüfuz ettiğini görecek, böylece iktisadı formüllerden ibaret gören sürüden ayrılacaksınız. Kişinin günlük yaşamında aldığı kararlardan ulusların kaderlerini doğrudan etkileyen siyasi kararlara, bilimsel gelişmelerden kanunlara kadar, insana dair hemen hemen her konuyla iktisadın ilişkili olduğunu göreceksiniz. Bu sayede anlamlandırma, çözüm üretme çabalarınıza güzel bir ışık tutacak ama şunu da kesinlikle belirtmeliyim ki; kimi zaman da gerçekleri görmenin verdiği hayal kırıklığıyla karışık soru işaretlerini düşüncelerinizden atmakta zorlanacaksınız.

Neden İktisat?
Yazan: I.D. (2 İktisat)

Herhalde cok az insan oss tercihlerinde bilincli olarak iktisat bolumunu yazmıstır. Bu gayet normal birsey. Goreceli olarak yogun ders temposunda ogrencinin ekonomi ve siyaset hakkinda fikir sahibi olmasi buyuk olasilikla ebeveynleri dahi sasirtabilir.Bu durumda simdilik egitim sistemine suc atalim.

İktisadi diger prensiplerden ayiran özelligi matematik ve dongusel tarih anlayisidir. Cok iyi matematik bilebilirsiniz,fakat bunu aclikla yasam arasinda tercih yapmaya zorlanan bir halka farkli bir alternatif sunmakta kullanamiyorsaniz bildiginiz tum sayilari unutmanizi oneririm, zira elinizdeki sıfır pek bir ise aramaz. Matematiksiz bir iktisat dusunuyorsaniz ki bu bolume gelenlerin cogu matematikten kurtulacaklarini umarak gelir, elinizin altindaki interneti, enflasyon oranini, Alo Maliye’yi ve neden cocuguma bir cift fazladan ayakkabi alamiyorum sorusunu unutun ve bu ulkenin neden gelisemedigine dair raki-balik sorunsali uzerine dusunmeye baslayin yada neden tekel urunlerine bu kadar cok zam geliyor diye yakinin. (Bu kisim halkimizin buyuk cogunlugunu olusturmakta)

Bu bolumu dusunenlerin hukuku sevmesi, iktisadi ve iktisatcilari sevme ihtimalinin olmasi ve lisedeyken matematik ogretmeninden nefret etmemesi (bu son madde ozellikle gerekli, okul uzatma nedeniniz olabilir) tercih nedenleri arasinda olabilir. Ayrica bir iktisat ogrencisinin basina hayati boyunca en az bir siyasi, ekonomik, kulturel, anarsik ve kamusal vb. sorun gelecektir. Toplumumuz provakasyonlara karsi hassas (veya cok merakli) oldugu icin bu bolumu benimseyenlerin ozellikle bilincli bir sekilde davranmalari gerekmektedir.

Dunyadaki 1930 duzeninden sonra, yakin tarihteki 1989 kriziden sonra (daha da yakin tarihler genellikle ulkemizi ilgilendiriyor.) iktisatcilarin dunyayi daha da yasanmaz hale getirdigini dusunuyorsaniz suclu asla tek tarafli degildir bu nedenle bu bolume karsi onyargili olmamanizi oneririm.

Son olarak okudugum bir makaleyi paylasmak istiyorum. Yapilan arastirmalara gore denizanalari ve dogum kontrol haplari arasindaki etkilesim sonucunda meydana gelen devasa deniz analari insanlarin denizlerden yararlanma potansiyelini azaltmaktadir. Gelecegimiz kadinlar ve denizanalarina baglidir vs.. vs.. Bu alakasiz ornegi iktisatla baglastirirsak; Simdi ileriyi goren balik konservesi sirketi sahibi olan sayin sahis (ki bu patronunuz olsun) sizden bu durumun yaratacagi etkilere gore urun satislarini nasil arttirabiliriz diye sorabilir. Bir iktisatci ayni zamanda kariyerinde yukselene kadar sabirli olmalidir. Ve verecegi potansiyel cevaplara once kendisini inandirmalidir.(isin en zor kismi burasi oluyor sanirim).

Isin magazinel-eglencelik yanini birakirsak, umarim yukarida yaptiğim gerekli gereksiz tum aciklamalar dogru tercihte bulunmanizi saglar…

İktisat Okumayı Düşünenlere…
Yazan: C.A. (2 İktisat)

Bızler neden tasarruf yoluna gıdıyoruz ya da neden yatırım yapıyoruz ve bu yatırımlar bızım kalkınmamzı nasıl etklıyor gıbı sorularımıza karsılk bulurken ekonomının gorunen tarfı yanında gorunmeyen tarafını nasıl etklıyor bunların cevaplarını alıyoruz. Zaman ılerledıkce kafamızdakıler daha cok somutlasıyor ve daha cok merak uyandırır hale gelıyor. En azından bır ıkıncı sınıf ögrencısı olarak gecen seneden cok daha farklı oldugunu soyleyebılırım. Havada ucan grafıkler,formuller yavas yavas oturuyor sadece ıktısat degıl bırcok alanda dolu oldgunuzu hısstemye baslıyorsunuz; cunku ıktısat o kadar genıs bı alana hıtap edıyorkı ogrendıklerınıze sasırıyorsunz. Ama bence en önemlisi tum bunları severek yapmak.

İktisat Nedir?
Yazan: A.D. (2 İktisat)

Genellikle iktisatla ilgili bilgi verilirken yapılandegerlendirmeler iktisatçıların neler yapabildiklerinin ötesine geçmez. Bence bu önemli bir önbakış oluştursa da meslek seçimi için yeterli degildir. İktisatla ilgili hepsi doğru noktalara işaret eden pek cok tanım vardır ama tek bir tanım beklemeyin. İktisat insan davranışını inceleyen bir sosyal bilim dalıdır ve bunu yaparken de değişim, üretim gibi pek cok anahtar kavramı esas alır. İktisat senin cüzdanını ve cüzdanından cıkan parayı nasıl kullanmayı tercih edeceğini inceler. ekonomistler senin yaptıgın secimlerle ve bunları neden yaptıgınla ilgilenirler. anlayacağın matematikten piskolojiye kadar uzanan bir bilimdir. ilk bakışta karmaşık tablolardan, istatistiklerden, sayılardan oluşuyomuş gibi gelen bu eğitim aslında tarihsel süreciyle birlikte 2. yılından itibaren ele alınmaya başlandıkça anlattıklarım daha da netleşecektir. Birinci sınıftaki teori temelli egitmin bu bahsettiklerimle ilgisi yokmuş gibi gelebilecekse de tarihsel süreç perspektifiyle günlük yaşamda her an verdigimiz ikitisadi kararların pek cogunun gayriihtiyarı oldugunu fark ederek bizim kararlarımızın en cok tatmin cecevesinde incelenmesini cok daha rahat analiz edebilirsin.

İktisat Bölümüne Başlayacaklara Tavsiye
Yazan: N.Ş. (3 İktisat)

İktisat bölümüne başlayacak olan birisine tavsiyem şu şekilde olur:

‘Eğer iktisat bölümünü düşünüyorsan, öncelikle sabırlı olmalısın. Dört yıllık bir eğitimin ilk iki yılını teori öğrenerek geçirirsin. Bu teori ile gerçek dünyayı anlayamazsın. Ama üçüncü sınıfa geldiğinde, ilk iki sınıfta öğrendiklerinle gerçek hayatta olanları anlamaya başlayacaksın. Birinci sınıfta iktisatla alakalı olmayan bir sürü dersin olur ama bu derslerde bir üniversite mezununun bilmesi gerekenleri öğrenirsin. Eğer bu bölümü seçeceksen, sayılardan, matematikten ve modellerden korkmaman gerekiyor. İktisat derslerinin çoğunu grafik çizerek geçireceksin. Bu grafiklerle daha sonra dünyayı anlamaya çalışacaksın. İktisadı konulara ilgi duyuyorsan çok eğlenceli bir bölüm olabilir. ‘

İktisat
Yazan: V.K. (3 İktisat)

Günlük yaşantımızda neden bazı insanların ihtiyaçlarını karşılamakta daha başarılı oldukları bazılarının neden başarısız olduklarına işaret eden gelir farklılıkarını açıklama iktisat biliminin konusuna girer. Aynı bakış açısının ülkeler açısından da sergilenmesi durumunda da iktisat bilimi yol gösterici olacaktır. İktisat zenginliğin bilimi olarak ele alındığında bireyler ve toplumlar için ekonomik yaşamın daha iyi kavranılması ve ileride de maslowvari bir yaklaşımla mutluluğa ulaşma amacında, aracın daha iyi kullanılmasına yardımcı olabilir.

Bölüm seçimi üzerine söyleşiler
Yazan: G.D. (2 İktisat)

G: Güneş Doğan
Ö: ÖSS’ye hazırlanan öğrenci

Durum 1

Ö: Kuzen senin bölüm neydi?
G: İktisat.
Ö: Memnun musun bölümünden?
G: Memnunum. Sen hangi bölümleri istiyorsun? Daha önemlisi okulu bitirince ne yapmak istiyorsun?
Ö: Ben de işletme ya da iktisat istiyorum. Beni tanıyorsun biraz. Öyle inşaat ya da makine mühendisi falan olamam ben. Bana göre değil. Sosyal bir bölüm olsun. Matematiği de seviyorum biraz. Ekonomiyle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum ağabey okulu bitirince.
G: O zaman sen iktisat okumalısın. Bu bölüm tam sana göre. İktisadın yer aldığı fakültelerdeki diğer bölümler bilim değil. İktisat bir bilimdir. Bilim olması önemli… Üniversite’ de bilim okumak önemli bir şey bence.

Durum 2

Ö: Güneş senin bölüm neydi?
G: İktisat. Sen ne istiyorsun?
Ö: Bilgisayar Mühendisliği istiyorum. İyi okulların Bilgisayar Mühendisliklerini yazacağım. Alta da işletme iktisat falan yazarım. En kötü bunlara girerim.
G: Mühendislikle İşletme-İktisat çok farklı bölümler. İyi düşündün mü?
Ö: Bilgisayar dışında mühendislik istemiyorum. Üniversite sınavına da bir daha girmek istemiyorum. Bilgisayar olmazsa İşletme ya da İktisat kesin olur. Girmek kolay. Okumak da zor değildir herhalde.
G: Önemli olan kolay ya da zor olması mı? Ben birinci sınıftayken bizim bölümün yaklaşık yarısı kaldı.
Ö: Hadi yaa.
G: Bilgisayar mühendisliğinden başka mühendislik istemiyorum diyorsun. Olmadı işletme-iktisat diyorsun. Bence sen üniversiteden ne beklediğini iyice düşün. Sonra senle yine konuşalım. Hayatını etkileyecek bu kararı kolay ya da zor kıstaslarına göre verme bence.

ÜNİVERSİTEDE İKTİSAT BÖLÜMÜ SEÇMEYİ DÜŞÜNENLERE
Yazan: L.K. (2 İktisat)

İnsan yaşamının maddesel yönlerini anlamayı gerektiren iktisat, bireylerin ve toplumların sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağına çözüm arayan, toplumu en verimli noktaya yönlendirmek için yöntemler belirleyen bir bilim dalıdır. Dünyada meydana gelen iktisadi olayları algılayıp bunları bağımsız yorumlamada ve sayısal araştırma yapabilme becerilerine kavuşmalarını sağlayan iktisat bölümü mezunları edindikleri yaratıcı çözüm becerileri sayesinde kamu ve özel sektörde birçok alanda iş bulabilecekleri gibi ekonomi ile ilgili danışmanlık ve araştırma şirketlerinde de çalışabilme olanaklarına sahiptirler. Diğer sosyal bilimlere kıyasla belki de en çok araştırma yapma, gündemi takip etmeyi gerektir. Dolayısıyla üniversitede yıllarını ders çalışmadan rahat rahat geçirmek istiyorsanız sizlerin iktisat bölümümü tercih etmeniz büyük bir hata olacaktır. Eğer yaşanılan dünyayı anlamlandırabilmek adına okul hayatında elinden geleni yapabileceğinize inanıyorsanız ve en önemlisi idealistseniz işte sizin yeriniz tam da burasıdır. Bu bölüm sonunda bilimin en ince ayrıntılarına inebilmek imkanına sahip olmakla beraber Merkez Bankası, Hazine Müsteşarlığı, Kaymakamlık gibi bir insanın gelebileceği en yüksek makamlara gelme imkanına sahip olabilirsiniz. Zira günümüz Cumhurbaşkanı iktisat mezunu olup şu an ki mecliste iktisat mezunlarının sayısı azımsanmayacak kadar fazladır.

Çevrenizde iktisat mezunu olup da işsiz olan büyük bir kitle olması sizi kaygılandırmamalı ancak aklınızın bir köşesinde de mutlaka bulunmalı tercih zorlu bir süreç karar sizin, kolay gelsin.

İktisat Okumak
Yazan: S.K. (2 İktisat)

Çoğu insan tarafından bilinen ve iktisatın işleyiş yöntemini anlatan bir fıkra ile başlamak istiyorum, iktisat bölümüne seçecek arkadaşlara;

Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir ekonomist bir uçak kazasından kurtulan üç kişidir. Düştükleri adada tek başlarına hayatta kalmak zorundadırlar. Ellerinde ise sadece bir tek konserve bezelye vardır ama açacakları yoktur.Fizikçinin aklına bir fikir gelir : “Eğer tenekeyi doğru açı ile güneşe tutarsak metali eritip konserveyi açabiliriz.” Ama bir türlü başaramazlar. Daha sonra kimyacının aklına bir fikir gelir : “Ateş yakıp tenekeyi yeterince ısıtırsak teneke basınçtan patlar ve açılır” Ancak bir türlü ateş yakamazlar. “Benim aklıma bir fikir geldi!” diye araya girer ekonomist. Kimyacı ve fizikçi umut ve beklentiyle iktisatçının fikrini söylemesini bekler.
Cevap şudur : “Bir açacağımız olduğunu varsayarsak…

Evet iktisat teoriler üzerine kurulmuştur, bunları öğrendikçe hayatımızı nasıl etkilediğini görüyoruz. Bu teorik bilgilerin yanında olayları iyi sorgulayıp, neden sonuç ilişkisi arasındaki bağı iyi kurmalıyız. Çok yönlü düşünebilmeliyiz, bize en iyiyi olanı seçmeliyiz yani bir açacağımız olduğunu varsayarsak. Dünyayı yöneten temel politikanın ekonomi olduğunuda gözardı etmemeliyiz. Uygulanan siyaset, savaş stratejilerin hepsinin temelinde iktisat yatmaktadır. Günlük hayatımızın her alanında iktisat bizi etkilemektir. İktisat okuyarak kendimizi ve çevremizde olup bitenleri daha rahat anlayabilirz.

Ders hakkındaki bilgiden sonra, insanların genelde iktisattan mezun olduktan sonra sen ne olacaksın sorusuna verilecek cevaba;
İktisat bu açıdan çok avantajlı bir bölümdür. Merkez Bankası, SPK, BDDK, Hazine gibi örneği artırabileceğimiz çok geniş bir yelpazeye sahiptir.Sadece karar vermeniz gereken hangi alanda kendinizi daha iyi ifade edip, diğer insanlara faydalı olabileceğinizdir.

İktisat Bölümü
Yazan: M.A.Y. (3 İktisat)

Üniversite sınavı, aileler, dershaneler …. Bunların hepsi bizlerin bölüm seçimimizde etkin roller oynuyor ancak bölümün doğru olup olmadığını o bölümü okumadan hatta bazen okusak bile belli bir sınıfa gelmeden farkedemiyoruz.

Ben 2004 girişli şu an 3. sınıf olan bir iktisat öğrencisiyim ve ben iktisatın bize aslında ne anlattığını nasıl anlattığını 2. sınıfın ikinci dönemi aldığım iktisadi düşünceler tarihi dersine girene kadar tam anlamıyla kavramamıştım.Günümüzde her şey tüm yaşantımız iktisadi olaylara dayanmakta.İnsanlar günlük yaşantılarında dahi farkında olarak ya da olmayarak iktisadi kararlar vermekte.İktisatsa bize bu davranışları açıklama eksik gördüğümüz noktada müdahele etme ve bir olayın hangi sebeple gerçekleştiğini anlama fırsatı tanıyor. İktisat dersleri günümüz dünyasının
içinde bulunduğu sistemin çarklarının nasıl işlediğini anlamamıza ve problemli olduğunu düşündüğümüz iktisadi bazı olayların yer yer nasıl çözüleceğini anlatmakta yer yerse neden çözülemediğini göstermekte.İktisat bunun yanı sıra insan avranışlarını açıklamakta.Ancak her alanda olduğu gibi bu alanda da konunun nasıl işlendiği de çok önemli.Benim memnun olmadığım bir yöntem olmasına rağmen iktisatta teori dersleri hemen her okulda grafiksel işlenmekte.Ancak bana kalırsa iktisat daha çok insan
davranışları ile alakalı bu da iktisadi olayların yanlızca grafiklerle işlenemeyeceğinin göstergesi ki bu sebeple iktisat tarihi, iktisadi düşünceler tarihi vb. derslerle bu açık kapatılmakta.

Son olarak 3. sınıf bir iktisat öğrencisi olarak söyleyebileceğim ve önerebileceğim şudur bugünü anlamak bugünle ilgili problemleri ortaya koymak ve bu problemleri çözmek iktisat olmadan mümkün değil. Eğer insan,sistem,işsizlik vb. konularda hayata dair merak ettiğiniz şeyler varsa iktisat istediğiniz aradığınız merak ettiğiniz bir çok şeyi yanıtlayabilir.

İktisat Nedir?
Yazan: U.A. (2 İktisat)

İktisat bir sosyal bilimdir.Hatta tek nobel ödülü almış sosyal bilimdir.-Nasıl bi bilim olduğunu anlamak için malumunuz mantığını anlamak gerekir ki bazıları için seneler sürebilir. Çok kısa açıklamak gerekirse neo-klasik yaklaşımla başlar ve toplum yaşamının ihtiyaçlarının ortaya koyduğu hemen hemen her türlü ilişkiyi inceler. Bu ilişkiler içinde bazı varsayımlar ve yoksayımlar yapar; bunu yapmasının sebebi sistemin karmaşıklığı yanında aslen insanların ihtiyaçlarının her türlü kriterden etkilenmesidir(ahlak gibi sevgi gibi her türlü göreceli konu bu etkileri yaratabilir). Dolayısıyla eski bilimcilerimiz rasyonellik kavramını ortaya atılmıştır. Kitaplardaki teorilerle günümüz ekonomisi arasında kesinlikle bi bağ vardır ancak bu bağı görebilmek, çoook mürekkep yalamayı gerektirir. Örnek vermeden geçemeyeceğim: marjinal maliyet çeşitli eşitliklerle fiyata eşitlenir piyasada.Her ne kadar piyasa kitabın tanımladığı gibi değil zannedilse de sabit maliyetin çok yüksek olduğu ve marjinal maliyetin sıfıra yaklaştığı mallarda fiyat oluşmaz (ör:saf kamu malı:ulusal güvenlik hizmeti gibi). ya da bi maldan vergi aldınız ve sonra toplanılan vergiyi iade ettiniz diyelim. İlk bakışta tüketicinin vergi öncesi durumla ilgili tercihlerinin değişmemesini, en azından eline geçen para aynı olduğuna göre bi kaybı olmamasını beklersiniz ama durum asla öyle olmaz. Sonuçta iktisat bi muhasebe yapmak ya da parayı yöneterek faydayı/karı maksimize etmekten çok daha farklısı ve fazlasıdır..temel olan bireydir/toplumdur ve onun davranış kalıbıdır. Zamandan ve mekandan bağımsız bi teori olmadığına göre iktisatı kolay, anlamsız, gereksiz vs… bulanlar bu bilimi hiç anlamamış ve bilimsel bi bakış açısı kazanmamış kişilerdir. Toparlamak gerekirse iktisat bölümünden büyük paraların nasıl kazanılacağını/yönetileceğini filan öğrenmek gibi beklentilerle değil; gerçek dünyadan çok uzakta bi dizi teori, varsayım, birbirinden uzak onlarca görüşün çatışması biçiminde başlayan ve belki sonra sonra çok zevkli bişeylere dönüşen bir bilimin öğrencisi olma beklentileri içinde olursanız 2. sınıfın 2. dönemine doğru keyifli bi bölüme dönüşür…

Neden İktisat?
Yazan: E.S. (2 İktisat)

Günümüz insanına tercih hakkı tanınırken artık eskisi kadar kolay karar veremiyor. Çünkü önceden yirmsisine gelen bir erkeğin gideceği yer, ya kuvvetinden dolayı tarla ya da biraz kafası çalışıyorsa üniversite okuyup öğretmen olmaktı. bir bayan içinse, yirmili yaşlarda çoktan çoluk çocuğa karışıp evinin kadını olması o günün şartları için doğal bir durumdu. Hızla modernleşen ve kentleşen günümüzde herkesin hayali; bir üniversite bitirip rahat bir işe girmek ve hayata bir şekilde tutunmak. Kimse artık Kayserililer gibi “kafası çalışıyorsa ticarete, çalışmıyorsa üniversiteye gönderelim” demiyor. Liseyi bitirip sınava girdiğinde okuyacağı bölümü sağlıklı olarak düşünüp karar veren çok az insan vardır.

Bunca karışıklığın çaresi nedir diye sorarsanız, kendinizi sosyal bilimlerin içine atıp ülkenin prestijli kurumlarında ya da alacağınız teorik bilgilerle ticarette söz sahibi olmaya davet edip pişman olmayacağınıza garanti verebilirim.

Anlayacaksınız ki mülkiyeye adım attığınızda hayat daha yeni başlıyor………