Nobel Ödüllü İktisatçılara Güvenebilir miyiz?

Daha önce Nobel ödüllü iktisatçı Thomas Sargent’ın iktisattan öğrendiklerimizle ilgili ne düşündüğünü görmüştük. Peki Nobel ödüllü bir iktisatçının iktisat özetine güvenebilir miyiz?

Bu soruyu saçma bulabilirsiniz. Adam Nobel ödülü almış mı? Almış! Herhalde neden bahsettiğini iyi biliyordur, değil mi? Tabii ki! Peki neden bu adamın iktisattan çıkardığı derslere güvenmeyelim? İşte burası karışık.

İktisatçılar genellikle temel ilkeler konusunda hemfikirdir. Ama makro düzeydeki iktisadi politikalar söz konusu olduğunda her zaman aynı görüşleri savunmazlar. Mesela, Thomas Sargent’in özetinde “müşevvikler (bizi teşvik eden şeyler) önemlidir” diyor. Bu konuda hemen her iktisatçı aynı fikirdedir. Zaten aynı fikirde olmamaları da zor, çünkü “müşevvikler önemlidir” demek “insanları teşvik eden şeyler, insanları teşvik eder” demek! 🙂

Sargent’in özetinde yer alan ikinci bir ilke için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Sargent, “bireyler ve toplumlar ödünleşme ile karşı karşıyadır, yani bir şeyi yapabilmek için diğer bir şeyden vazgeçmeleri gerekir” diyor. İktisatçılar bu konuda da hemfikirdir. Zamanımız ve kaynaklarımız kısıtlı olduğu için bir şeyi yapabilmek için başka bir şeyden vazgeçmemiz gerekir. Mesela, sabah derse gitmek için uykudan vazgeçmek zorundasınız, ama daha fazla uyumak istiyorsanız bunun dersten alabileceğiniz daha yüksek bir nottan vazgeçmek demek olduğunu unutmayın.

Dediğim gibi söz konusu olan temel ilkeler olduğunda iktisatçılar arasında fazla fikir ayrılığı yoktur. Karikatürist ve mizah yazarı Scott Adams durumu özetlerken “iktisatçılar genellikle karmaşık modeller hakkında hata yapar ama kavramlar hakkında söyledikleri doğrudur” diyor.* Kısmen haklı. Belki şöyle söylersek daha doğru olur: İktisatçılar temel nedensel ilişkiler konusunda haklıdır ama karmaşık dünyamızda dikkate almadıkları pek çok başka ilişki de vardır. Bu sebeple, temel ilkelerden gerçek dünya ile ilgili politika önerileri çıkarmak oldukça zordur.

Bu konuda daha fazla okumak isterseniz şuna bakabilirsiniz: “The two images of economics: why the fun disappears when difficult questions are at stake?“, Journal of Economic Methodology, 19 (3): 243-258, 2012

İktisatçıların anlaşamadığı konu temel iktisadi ilkelerden çıkarılacak derslerdir. Mesela, “vergi politikası ne olmalıdır?”, “para politikası etkili bir araç mıdır?”, “finansal krizleri önlemek için neler yapılmalıdır?”, “bir sanayi politikasına ihtiyacımız var mıdır, yoksa görünmez el her şeyi halleder mi?” gibi sorular söz konusu olduğunda fikir ayrılıkları başlar.

Özetle, Nobel ödüllü Sargent’in iktisattan çıkardığı derslere temel ilkeler söz konusu olduğu sürece güvenebiliriz. Ama konu politika önerileri olduğunda Nobel ödüllü de olsalar, iktisatçıların önerilerine şüpheyle yaklaşmamızda fayda olabilir.

Sargent’in iktisattan çıkardığı dersler sosyal medyada paylaşılmaya başladıktan sonra, şüpheci finans profesörü Noah Smith blogunda Sargent’in özetinin iktisadı özetlemediğini ve ideolojik çıkarımlar içerdiğini söyleyen bir yazı yazdı. Noah Smith, Sargent’in 12 maddelik listesindeki 10 maddenin eşitliği destekleyen kamu politikalarına şüpheyle bakmamızı önerdiğini söylüyor. Doğru. Sargent’in iktisat özeti, piyasa ekonomilerinde devletin rolü ile ilgili belirli bir bakış açısını yansıyor ve devlet politikalarına şüpheyle bakmamızı öneriyor.

Ünlü (ve çok sevdiğim) iktisatçı Dani Rodrik de Noah Smith’in yazısını Twitter’da paylaşırken Sargent’in özetinin iktisatla ideolojiyi birbirine karıştırdığını söylüyor:

rodrik

Can sıkıcı değil mi? Nobel ödüllü iktisatçılara bile güvenemeyeceksek, iktisada giriş dersinde öğrendiklerimize nasıl güveneceğiz?

Aslında o kadar da can sıkıcı değil. İktisadın güzel yanlarından biri de bu. İktisat okurken, iktisadın doğası ve açıklama gücü hakkında düşünmeye başlarsanız, hem iktisattan daha çok zevk almaya hem de günlük ekonomi politikası tartışmalarına farklı bir gözle bakmaya başlayabilirsiniz. “İktisat nedir?” sorusuna makul ve mantıklı bir cevap ararken iktisadın güzelliklerini de daha iyi görmeye başlayabilirsiniz.

Bu tartışmalar ve iktisadın gizemli doğası hakkında eğlenceli bir şey okumak isterseniz, “İktisat Nedir?“‘e bir göz atın derim.

İktisat Nedir?
İktisat Nedir?
İktisat Üzerine Söyleşiler
İletişim Yayınları
N. Emrah Aydınonat

İkinci el oto alırken dikkat edilecekler, Victoria’s Secret, idam cezası, Buridan’ın eşeği, Fayda Fidayda, diğerkâmlık, büzüşen beyinler, oral seks ve para… Hepsi ve daha fazlası…

Reklamlar

İktisattan Neler Öğreniyoruz?

Nobel ödüllü iktisatçı Thomas Sargent, California Üniversitesi’nde yaptığı mezuniyet konuşmasında iktisattan neler öğrendiğimizi özetlemiş. İktisadın organize edilmiş sağduyu olduğunu söylüyor ve öğrendiklerimizi şöyle özetliyor.

  1. “Arzu ettiğimiz her şeyi yapamayız.
  2. Bireyler ve toplumlar ödünleşme ile karşı karşıyadır, yani bir şeyi yapabilmek için diğer bir şeyden vazgeçmeleri gerekir.
  3. Diğer insanlar kendi kabiliyet, çaba ve tercihleri hakkında sizden daha fazla bilgiye sahiptir.
  4. Herkes müşevviklere (kendisini teşvik eden şeylere) tepki verir. Yardım etmek istediğiniz insanlar da müşevviklere tepki verir. Sosyal güvenlik ağlarının bazen istenen sonuçları vermemesinin nedenlerinden biri budur.
  5. Eşitlik ve etkinlik arasında da ödünleşme vardır. Birine ulaşmak için diğerinden vazgeçmeniz gerekebilir.
  6. Bir ekonomideki veya bir oyundaki dengede, insanlar seçimlerinden memnundur. Bu sebeple, mevcut durumu (dengeyi) iyi veya kötü yönde değiştirmek güçtür.
  7. Gelecekte de müşevviklere tepki veririz. Vermek istediğimiz bazı sözleri veremememizin nedeni budur. Eğer verdiğimiz sözler (gelecekteki) çıkarımıza ters düşüyorsa, buna kimse inanmaz. Buradan alınacak ders şudur: bir söz vermeden önce, ileride koşullar değişince bu sözü tutmak isteyip istemeyeceğinizi düşünün. İtibar kazanmanın (ve itibarı korumanın) yolu budur.
  8. Hükumetler ve seçmenler de müşevviklere tepki verir. Hükumetlerin borçlarını ödememelerinin veya diğer sözleri tutmamalarının nedeni budur.
  9. Bir neslin maliyetleri gelecek nesillere aktarması mümkündür. Ulusal hükümetlerin borçlanma ile yaptıkları budur.
  10. Bir hükumet  harcama yaptığı zaman, vatandaşlar bunu eninde sonunda öder, bugün veya yarın — ya açık vergiler yoluyla ya da enflasyon gibi örtük vergiler yoluyla.
  11. İnsanların çoğu kamu mallarını ve transfer harcamalarını başkalarının ödemesini ister (özellikle de kendilerine yapılan transferleri).
  12. Piyasa fiyatları, alım-satım yapanların malumatlarını (enformasyonlarını) toplulaştırdığı (ve yansıttığı) için, hisse senedi fiyatlarını, faiz hadlerini ve döviz kurlarını öngörmek zordur.”

Kaynak: Thomas J. Sargent (2007) University of California at Berkeley graduation speech, May 16, 2007. Not: Bire bir çeviri yapmadım. Kaynağa sadık kalarak özetledim ve anlaşılması için küçük eklemeler yaptım.

Nobel ödüllü Thomas Sargent’in iktisat özetini okudunuz. Şimdi o can alıcı soruyu soralım: Nobel ödüllü iktisatçılara güvenebilir miyiz?


İktisat Nedir?
İktisat Nedir?
İktisat Üzerine Söyleşiler
İletişim Yayınları
N. Emrah Aydınonat

İkinci el oto alırken dikkat edilecekler, Victoria’s Secret, idam cezası, Buridan’ın eşeği, Fayda Fidayda, diğerkâmlık, büzüşen beyinler, oral seks ve para… Hepsi ve daha fazlası…

Görsel: https://flic.kr/p/vcYP9